Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Daire Başkanlığı

Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü
Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Daire Başkanlığı

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

Müzikterapi Uygulaması Hakkında Bilgilendirme

Güncelleme Tarihi: 12/06/2017

Hazırlayan: Prof. Dr. Şükrü Torun

Çalıştığı Kurum: Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi

İçeriğin Adı: Müzik Terapi

Tanımı:

Dünyada en geniş kabul gören tanımı ile müzik terapi; hastanın ya da danışanın ihtiyaçları doğrultusunda yapılandırılan müzik uygulamalarının -geçerli eğitimlerini tamamlamış ve yasal olarak uygulama yapma yetkisi verilmiş bir müzik terapisti tarafından- terapötik bir ilişki içinde klinik ve kanıta dayalı olarak kullanılmasıdır. Müzik terapi bireylerin fiziksel, duygu-durumsal, bilişsel ve sosyal gereksinimlerini karşılamayı hedefleyen tamamlayıcı tıp uygulamalarından birisi olarak kabul edilen ve müziğin insan üzerindeki güçlü ve çok yönlü etkilerini belirli bilimsel ilkeler, kurallar ve yöntemler çerçevesinde terapötik amaçla kullanmayı hedefleyen bir uzmanlık alanıdır. Başka bir söyleyişle müzik terapi; çeşitli nedenlerle bozulmuş, kaybedilmiş ya da yeterince gelişmemiş olan işlev ve becerileri, müzik aracılığı ile geliştirmeye, kazandırmaya ve  dönük bir terapi ve rehabilitasyon yaklaşımıdır.

*Not: Denklik sertifikası bulunan bir müzik terapist tarafından hazırlanmış olan ve değerlendirilebilmesi için burada linki verilen bu videonun hazırlanacak olan web sayfasında -link verilmeksizin- doğruda yer alması uygun  görünmektedir.  Bu yönde karar verilirse, videonun orijinali temin edilebilecektir.

Müziğin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkileri binlerce yıl önce fark edilmiş ve dünya üzerindeki çeşitli toplumlar tedavi yaklaşımları arasında müzik kullanımına oldukça geniş bir yer vermiştir. Eski dönemlerde birçok kültürde, ağırlıklı olarak ruhsal bozukluklarda ve kas, eklem, görme ve işitme bozuklukları gibi bazı fiziksel hastalıklarda müzik terapinin uygulandığını biliyoruz. Bu bağlamda Anadolu’da ve Türk-Osmanlı kültüründe yürütülen sağlık uygulamaları arasında müzikle tedavi, yüzyıllar boyunca önemli bir konumda yer almış ve kurumsallaşmıştır. Bergama Asklepionu’ndan, Sultan II. Bayezid Külliyesi Darüşşifası’na kadar sahip olduğumuz birçok yapıda bulunan müzikle tedavi birimleri geçmişte sağlık uygulamalarında müziğe verdiğimiz önemin en canlı örnekleridir.

*Not: Aşağıdaki II. Beyazıt külliyesinde müzikle tedaviyi temsil eden görselin -mevcutsa- çözünürlüğü daha iyi olan versiyonu kullanılabilir.

Razi (854–932), Fârâbi (870–950) ve İbni-i Sina (980–1037) tarafından kaleme alınan ve müziğin kimlere, ne zaman ve nasıl uygulanacağından, makamların insan üzerindeki etkilerinden söz eden eserlerinden, eski dönemlerde bile müzik terapinin kendine özgü metodolojik bir yaklaşım içinde ve yaygın olarak kullanılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, geçmişten günümüze aktarılan bu bilgileri bilim dünyasında kabul görecek yöntemlerle incelemek, güncellemek ve müzik terapi uygulamalarında modern bilimin kanıta dayalı temel metodolojik yaklaşımlarına uymak gerekmektedir.

Hangi Durumlarda Kullanılmalıdır/Kullanılmamalıdır?

Müzik terapi, dünyanın birçok ülkesinde her yaştan, her kültürden, her ırktan insanlara ehliyetli müzik terapistleri tarafından uygulanabilen etkili ve terapötik bir yaklaşımdır. Gerek normal, gerekse gelişimsel veya sonradan oluşmuş bozuklukları olan insanlar bu terapiden güvenle yararlanabilir. Ancak müzik terapi, hastalık ve bozuklukları tek başına tedavi eden ya da ortadan kaldıran bir uygulama olarak görülmemeli, kişilerin almakta olduğu tıbbi-cerrahi tedaviler ve diğer rehabilitasyon uygulamaları, sorumlu hekimin onayı alınmadan asla bırakılmamalıdır. Müzik terapisti olmak için gereken eğitimleri almamış, resmi kurumlarca onaylanmış sertifika/diploma sahibi olmayan ve uygulama yetkisi bulunmayan kişilerce müzik terapi olarak önerilecek uygulamalar kullanılmamalıdır.

Kimlere Uygulanmalı Kimlere Uygulanmamalıdır?

Günümüzde modern tıbbi teknolojinin sağladığı görüntüleme ve inceleme yöntemlerini kullanarak yapılan bilimsel araştırmaların ışığında, müzik terapinin sağlık uygulamaları arasındaki yeri giderek genişlemekte ve nöroloji, psikiyatri, pediatri, onkoloji ve kardiyoloji başta olmak üzere hemen tüm klinik alanlarda ve özel gereksinimli bireylerin rehabilitasyonunda tamamlayıcı bir yöntem olarak kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır.

Herhangi bir ilaç veya madde kullanılmadığından, müzik terapi sağlığı tehdit edebilecek önemli bir risk oluşturmaz. Yine de bazı özel durumlarda, örneğin işitme güçlüğü çeken hastalarda, belirgin mental-ruhsal bozukluğu veya madde bağımlılığı olan bireylerde daha dikkatli olunmalıdır. Özellikle terapistin yeterince güven veren bir terapötik ilişki kuramaması durumunda, uygulamadan hoşlanmama, rahatsız-huzursuz olma ya da korkma şeklindeki sorunlarla karşılaşılabilmektedir. Böyle durumlarda müzik terapistinin daha özenli ve dikkatli olması, tıbbi tedaviyi yürüten ilgili hekimle yakın bir iletişim içinde bulunması gerekmektedir. Yetkili ve deneyimli bir müzik terapisti, istenmeyen durumların oluşmasını engelleyecek önlemleri alarak terapi sürecini kişiye uygun şekilde düzenlemekle yükümlüdür.

Hangi Tedaviye Destek Amaçlı Kullanılır?

Tıp dünyasında gelişmekte olan “Bütünleştirici (İntegratif) Sağlık" anlayışına göre birey artık sadece bazı hastalık belirtileri ile sınırlı bir düzeyde değil, sağlığını ilgilendiren diğer bütün özellikleri ile birlikte ele alınmaktadır.  Müzik terapi uygulamaları da bu bütüncül anlayışla, hemen her türlü tedaviye uyumu arttırıcı ve rehabilitasyon süreçlerini destekleyici bir role sahiptir. İnme (felç), Parkinson hastalığı, Alzheimer hastalığı, dil-konuşma bozuklukları, MS, gibi kronik kronik nörolojik hastalıklarda; akut ve kronik ağrıda; anksiyete, depresyon, kişilik bozuklukları, şizofreni gibi psikiyatrik sorunlarda ve diğer birçok motor, duysal ve bilişsel bozuklukların rehabilitasyonunda müzik terapinin yararlı olduğunu ortaya koyan çok sayıda bilimsel araştırma mevcuttur. Yanık, yoğun bakım ve doğum ünitelerinde de operasyon öncesinde kaygı, operasyon sonrasında ağrı azaltmak için müzik terapi uygulanabilir. Müzik terapinin destek sağladığı çok önemli bir hastalık grubu da kanserdir. Kanser hastalarında ortaya çıkan ağrı, kaygı, depresyon ve ilaç yan etkilerini azaltmada, sosyal ilişkileri geliştirme ve gündelik yaşama katılımda müzik terapi önemli katkılar sağlayabilir.

Nasıl Uygulanır?

Müzik terapi uygulamalarının neredeyse tüm ruhsal ve bedensel işlevlerimizi düzenlemeye, geliştirmeye ve pekiştirmeye katkı sağlamasının nedeni, uygulamalarda temel araçlardan birisi olarak kullanılan müziğin veya müziği oluşturan titreşim, ses, melodi, ritim, tempo gibi bileşenlerin hareket, duyu ve algı, dikkat, bellek, dil gibi bilişsel becerilerle ilgili işlemleri yürüten sistemlerle kolayca etkileşime girebilmesidir. Müzik beyindeki algı, dikkat, düşünme, öğrenme, dil, konuşma, hareket ve beden kontrolü ile ilgili işlemleri uyarmak ve desteklemek yanında hormon salınımı üzerinde de düzenleyici etkilere sahiptir. Böylesine geniş etkileşimleri içeren müzik terapi uygulamalarında doğal olarak her bireye aynı şekilde uygulanan tek ve standart bir yöntem söz konusu değildir. Uygulamaların nasıl yapıldığını anlamayı kolaylaştırmak için, terapi uygulanan bireyin sürece katılım biçiminden yola çıkan genel bir sınıflama yaparak müzik terapi yöntemlerini pasif ve aktif yöntemler olarak gruplandırabiliriz. Ancak, aslında pasif müzik terapi uygulamalarında bile yöntem, sadece kişiye müzik dinletmek ya da konser vermek şeklinde değildir. Dinletilecek müziğin seçiminde veya özgün olarak üretilmesinde terapiye katılacak bireyin sorunlarını, gereksinimlerini, fiziksel, sosyal ve psikolojik durumunu, geçmiş müzik beğenilerini-deneyimlerini analiz ederek bireye özgü terapi sürecinin aşamalarına ilişkin ayrıntıları plânlamak, uygulamanın etkilerini çeşitli aşamalarda ve terapi sonunda kanıta dayalı yöntemlerle değerlendirmek gibi gereklilikler söz konusudur. Aktif müzik terapi yaklaşımında ise kişinin terapi sürecine müzik terapisti ile birlikte daha aktif olarak katılımı söz konusudur. Bu yaklaşımda müzik terapisti öncülüğünde kişinin bir enstrüman, örneğin vurmalı bir çalgı kullanarak müziksel eylemlere katılımından, doğaçlama yapma, müzik-şarkı oluşturma, seansların çözüm ve analizine kadar geniş bir yelpaze oluşturan çok çeşitli yöntemler kullanılır. Özetle müzik terapi, terapistin kişiye uyguladığı değil, onunla birlikte gerçekleştirdiği bir terapi sürecidir.

Bu Alanda Doğru Bilenen Yanlışlar Nelerdir?

Yanlış: Müzik konusunda bilgi ve beceri sahibi, müzik eğitimi almış veya yetenekli bir müzisyen olan herkes müzik terapi yapabilir.

Doğru: Müzik terapi, sadece yasalar ve yönetmeliklerle öngörülen eğitimlerini tamamlamış ve uygulama yetkisi verilmiş müzik terapistleri tarafından yapılabilir. Diğer terapiler gibi müzik terapi de ancak doğru uygulandığı takdirde yararlı olmaktadır. Ülkemizde halihazırda geçerli olan yasal düzenlemelere göre müzik terapi, uygulamaya yetkili personel olarak onaylanmış sertifikalı tabip ve tabip gözetimindeki sağlık meslek mensupları ile en az lisans düzeyinde müzik eğitimi aldıktan sonra müzik terapi sertifikasyon programını tamamlamış uygulamaya yardımcı olan kişiler tarafından yapılabilmektedir.

Yanlış: Müzik terapi uygulanacak kişinin terapiden yararlanabilmesi için belirli bir müzik bilgisine sahip olması gerekir.

Doğru: Müzik terapi uygulanacak kişinin müzik bilgisi, müzik eğitimi gibi özel donanımlara sahip olması gerekmez. Çok eski çağlardan beri insanlar, doğadaki ve günlük yaşantılarındaki ses ve ritim örüntülerini yansıtarak ürettikleri müziklerle ile iç içe yaşamaktadır. Bu köklü birlikteliğin doğal bir sonucu olarak insan beyninde müzik işlemlerini yapan, müzik bileşenlerinden etkilenen ve tüm organ ve sistemlerle etkileşim içinde olan özel alanlar ve sinir şebekeleri gelişmiştir. Müzik-beyin ilişkilerini ele alan beyin görüntüleme araştırmaları, müzikle bu kadar köklü bağlantısı olan insan beyninin müzik dinleme, eşlik etme gibi basit müzik işlemlerini yaparken bile neredeyse tümüyle aktif olduğunu göstermekte ve beynimizin müziği anlamaya ve üretmeye doğuştan hazır olduğunu göstermektedir. Beynimizin bu özelliği, müzik terapinin ruhsal durumumuz, duygularımız, zihnimiz ve bedenimiz üzerinde oluşturacağı etkiler için de doğuştan gelen bir yapıya sahip olduğumuz, dolayısı ile müzikle etkileşime girmek için özel bir müzik bilgisine ihtiyaç duymadığımız anlamına gelir.

Yanlış: Belirli bir tür ve tarz müzik, herkes üzerinde diğer tüm müziklerden daha fazla terapötik etkiye sahiptir.

Doğru: Tüm müzik türleri ve tarzları, hastaların/danışanların yaşamlarında etkili olacak olumlu değişimler için kullanılabilir. Müzik terapist, kişinin durumunu, ihtiyacını, müzik tercihlerini ve  terapinin amacını göz önünde bulundurarak bir değerlendirme yapar. Terapötik sürecin bir parçası olarak kullanılacak müzikler ya da gerçekleştirilecek müzik aktiviteleri bu değerlendirmeye göre belirlenir.

Bu Yöntemi Uygulayan Kişide Olması Gereken Özellikler (Sertifika, Eğitim vb.) Nelerdir?

İlgili yasa ve yönetmeliklerimize göre (bkz. linkler) müzik terapi uygulayan kişi, uygulamaya yetkili personel olarak onaylanmış sertifikalı tabip ve tabip gözetiminde sağlık meslek mensupları ile en az lisans düzeyinde müzik eğitimi aldıktan sonra müzik terapi sertifikasyon programını tamamlamış uygulamaya yardımcı olan kişidir.