Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Daire Başkanlığı

Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü
Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Daire Başkanlığı

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

Her Doğal Olan Zararsız Değildir

Güncelleme Tarihi: 12/06/2017

Her Doğal Olan Zararsız Değildir

Tanımı: Bitkisel ürünlerin doktor önerisi ve denetiminde kullanılması sağlık için yararı arttırırken riskleri azaltır

Hangi durumlarda kullanılmalıdır?

Bitkisel tedaviler, kronik yani müzmin sağlık sorunlarının destek ve tamamlayıcı tedavisinde başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Örneğin şeker hastalığı, romatizma, eklem kireçlenmesi, sinir hastalıkları, tansiyon yüksekliği, şişmanlık, kanser, kolesterol yüksekliği gibi çok çeşitli müzmin hastalıkların ani tablo içermeyen başlangıç dönemlerinde, hastalık bulgularının şiddetli olmadığı durumlarda T.C. Sağlık Bakanlığı onaylı sertifikalı programlarda fitoterapi eğitimi almış doktor tarafından değerlendirilerek hastalıkların destek tedavisinde kullanılabilir. Hastalık durumları haricinde tedavi edici hizmet kapsamında olmayan, sağlığın korunması ve beslenmenin desteklenmesi kapsamında da bitkisel ürünler T.C. Sağlık Bakanlığı’ nın bu konuda danışmanlık hizmeti vermesini onayladığı sağlık personeli tarafından kullanılabilir.  

Hangi durumlarda kullanılmamalıdır?

Ani ve şiddetli yakınmalara neden olan hastalık bulgularıyla başvuran hastalarda öncelik acil tıbbi müdahale ve tedaviye aittir. Bitkisel tedavilerinin etkilerinin yavaş ve daha uzun sürede ortaya çıkması, önceden net tahmin edilemeyen etkinlikleri, hastalarda oluşan ve hayatı tehdit edebilecek sağlık sorunlarının kısa vadede çözülmesini sağlamayabilir. Örneğin kalp krizi, ani solunum yetmezliği, felç, ağır yaralanma / travma, ciddi sinir basıları, şiddetli enfeksiyonlar, ani böbrek yetmezliği, şeker koması, bilinç kaybı ve şok gibi daha da çeşitlendirilebilecek acil sağlık sorunlarında bitkisel tedaviler kullanılmamalıdır. Hastalığa ait bulgular konvansiyonel tıbbi tedavi, müdahale ve ilaçlarla kontrol altına alındıktan sonra kullanılan ilaçlar değerlendirilerek bitkisel ürünler bu konuda eğitimli doktorlar tarafından önerilip kullanılabilir. Hastanın bu durumda mutlaka sağlık kontrollerine devam etmesi konusunda bilgilendirme yapılmalıdır.

Kimlere uygulanmalı?

Öncelikle yakınmalara neden olan sağlık sorunun neden kaynaklandığı değerlendirilmelidir. Hastanın yakınmalarının nedeninin ilgili uzmanlık branşı hekimi tarafından değerlendirilmesi sonrası tanısı konmuş kişilerde veya yakınmalarını açıklayacak bir sağlık sorunu saptanmamış kişilerde bitkisel ürünler doktorlar tarafından uygun görülürse kontrollü olarak uygulanmalıdır. Tıbbi değerlendirmeleri yapılmış, bir hastalığa bağlı olmayan basit yakınmaları olan, hayati öneme haiz ilaç kullanmayan, vücut bütünlüğünü etkileyecek girişimsel tedavi ve operasyon yapılmayacak kişilerde T.C. Sağlık Bakanlığı’ nın danışmanlık yetkisi verdiği kurum/kişilerce de sağlığa destek olarak bitkisel ürünler uygulanabilir (örn eczacılık fakültesi veya tıp fakültesi mezunları gibi).

Kimlere uygulanmamalı?

Özellikle kanama riskini arttıran kan sulandırıcı ilaçlar kullanan hastalarda kullanımda dikkat edilmelidir. Ayrıca kanamaya eğilimli olan veya trombosit sayısı düşük hastalarda doktor önerisi olmadan bitkisel ürün kullanılmamalıdır. Aktif kanaması olan hastalar, ilaç kullananlar, hamileler, emzirenler, 6 yaşından küçük çocuklar, ameliyat veya kanamaya neden olabilecek tıbbi girişim planlananlarda bitkisel ürünlerin kullanılması azami dikkat ve tıbbi bilgi gerektirir, bu kişilerde zarar oluşma riski yüksektir. Kişilerin bitkisel ürünleri gelişigüzel, kulaktan dolma bilgiyle kullanması kullandığı ilaçların etkisinin bozulmasına, hayatlarının riske girmesine neden olabilir. Örneğin tıbbi tedavinin yanında gelişigüzel bitkisel ürün kullanılması doğum kontrol ilacı alan kadınların hamile kalması, kanser tedavisi gören hastanın hayatını daha erken kaybetmesine, organ nakli olmuş hastalarda organ reddine, hamilelerin düşük yapmasına, emzirenlerin bebeğinde olumsuz yan etkilere neden olabilmektedir. Bu kişilerin kendilerini takip eden doktorlarının bilgisi ve onayı olmadan bitkisel ürün kullanmamaları gereklidir.

Nasıl uygulanır?

Bitkisel ürünler çay, kapsül, sıvı ekstre (özüt), tentür, uçucu yağ gibi farklı şekillerde uygulanmaktadır. Her bitkinin kullanım dozu ve süresine göre uygulama yapılır. Bir bitkisel ürünün sağlık için beklenen faydayı sağlaması için bitkinin üretiminden, depolanmasına, preparat hazırlanmasına kadar sürecin önemli olması nedeni ile güvenilir, yasal otoritenin denetiminden geçmiş, ambalajlı, etiketli ve standardize bitkisel ürünlerin kullanılmasına azami özen gösterilmelidir.

Tedavisi sonrasında dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?

Bitkisel ürünler az da olsa sindirim sistemi yakınmaları, kalp ritminde, tansiyon veya kan şeker düzeylerinde değişikliklere neden olabilir. Örneğin meyankökü tansiyonu ve şekeri yükseltebilir, ginseng kalp ritmi sorununa neden olabilir. Işgın bulantı ve ishal yapabilir. Yaban mersini, goji meyvesi, zerdeçal, astragalus, zeytin yaprağı gibi bitkisel ürünler kan şekerini düşürebilir. Sarı kantaron, nar ve greyfurt çeşitli ilaçlarla etkileşerek etkinliklerini bozabilir. Sarımsak, zencefil, ginseng ve ginkgo gibi bitkiler kanamaya eğilimi arttırarak trombosit sayısı düşük veya kan sulandırıcı ilaç kullananlarda kanamaya eğilime neden olabilir. Ameliyatlardan önce bu ürünlerin 1 hafta önceden kesilmesi kanama riskinin engellenmesi açısından önemlidir. Bu nedenle bitkisel ürünlerle tedavi başlı başına sağlık parametrelerinin ve tedavi etkinliğinin değerlendirilmesini gerektirir. Bunun da ancak doktorlar tarafından yapılabileceği unutulmamalıdır.

Bu alanda doğru bilinen yanlışlar nelerdir?

En önemli yanlış bitkisel ürünlerin hiçbir zararının olmadığıdır. Yan etkileri sentetik kimyasal ilaçlara göre daha azdır ama bilinçsiz kullanıldığı zaman ciddi zararlara neden olur. Tıbbi kayıtların değerlendirilmesinde A.B.D.’ de hasta ölümlerinin sık nedenleri arasında bitki – ilaç etkileşimi bulunmaktadır.

Ayrıca herkes her bitkiyi rahatlıkla kullanabilir, sağlık kuruluşuna başvurmaya gerek kalmadan bitkisel ürünler her derde devadır inancı da yanlıştır.  Özellikle sosyal medyadan elde edilen her bilgi ve tavsiyelerin doğru ve güvenilir olduğu bilgisi de yanlıştır. Bir yalan ne kadar basit ve inanılmaz ise o kadar çok insan kanar ve inanır. Bu durum başta kanser olmak üzere çeşitli ciddi sağlık sorunlarının daha geç tanı konmasına, hastalıkların vücuda verdiği hasar ve sakatlık riskinin artmasına, hastanın daha kısa sürede hayatını kaybetmesine neden olabilir.

Bu nedenle insanların yakınmaları için doktora başvurup gerekli tetkikleri yaptırması, altta yatan ciddi bir hastalığın iyileşme şansının artmasını sağlar. Kişiler sağlık sorunlarıyla ilgili gerekirse ikinci bir görüş alarak soru işaretlerini giderebilir.

Bu yöntemi uygulayan kişilerde olması gereken özellikler (sertifika, eğitim) nelerdir?

Bitkisel ürünlerin kullanılması dendiği zaman genel olarak hastalıkların tedavisi konusu anlaşılmaktadır. Özellikle ülkemizde suistimale açık olarak birçok kişi tarafından insanlara doğal veya alternatif yan etkisiz tedavi yöntemi başlığında bitkisel ürünlerin verilmesi, bu konunun kurallarının yasal olarak çizilmesi zorunluluğunu doğurmaktadır. Öncelikli olarak bitkisel ürünlerin sağlık için kullanılması, tedavi amacıyla verilmesi tıp fakültesi mezunu, T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından kendisine doktor ünvanı verilmiş kişiler tarafından uygulanması gereklidir. Bununla birlikte bitkisel ürünler ile ilgili bilginin olarak tıp fakültelerinin eğitim müfredatında bulunmaması, bitkisel ürünler ile tedavi yapma yetkisine haiz olmak için tıp doktoru olma ünvanının yetersiz kalacağını gösterir. Bu nedenle bitkisel ürünlerle tedavi yani fitoterapi uygulamaları T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş üniversitelerde sertifikalı eğitim programlarını başarıyla tamamlamış ve fiterapi uygulama sertifikasını almaya hak kazanmış doktorlar tarafından yapılmalıdır. Bu sertifikaya sahip doktorlar fitoterapi uygulamasını hastalığın durumuna göre hafif vakalarda tek başına, orta veya ağır şiddette bulguları olan vakalarda tıbbi tedaviye destek olarak uygulayabilir.

Tedavi amaçlı olmayan bitkisel ürün kullanımı genel sağlığı ve beslenmeyi destekleme amaçlı olup bu uygulama da yine T.C. Sağlık Bakanlığı’ nın bu konuda danışmanlık hizmeti vermesi için yetkilendirdiği eczacılık fakültesi mezunu eczacılar ile diğer doktorlar tarafından uygulanabilir. Bu sağlık personelinin vereceği hizmet tanımı fitoterapi uygulama kapsamı ve ünvanında olmamalıdır.

Eklenmesi düşünülen diğer başlıklar / hususlar (eklenebilir)

Dünyada halen doğal kaynaklardan yeni ilaçlar geliştirilmektedir. Dünyanın en zengin bitki florasının ülkemizde olması yerli ilaç geliştirme projesinin temelini oluşturur. Kanser tedavisinde kullanılan ilaçların %30-40’ ını doğal ilaçlar oluşturmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda deniz canlısından elde edilen trabektedin ilacı kanser tedavisinde kullanım için ruhsat almıştır. Halen doğal kaynaklardan elde edilen bileşenler molekül yapıları değiştirilerek ilaç geliştirilmesinin temel kaynaklarını oluşturmaktadır. Ülkemizde bitkisel ürünlerin sağlık için kullanılması gelenek ve kaynak zengini ülkemizde bilimsel çabaların bu yönde artmasını teşvik edecektir. Kısa süre içinde yerli ilaç geliştirilmesini sağlayabilecektir.  

Bitkisel ürünler ile ilgili olarak Tıp Fakültelerinin eğitim müfredatında seçmeli olarak derslerin konması bu alana ilgi duyacak öğrencilerin eğitimine daha erken başlamalarını, ileride açılacak olan Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uzmanlık Eğitimi için branşlaşmalarını teşvik edebilir.

Ayrıca ülkemizde bitkisel ürünlerle ilgili klinik çalışma yapılmasının önündeki engellerin kaldırılması için gerekli alt yapı ve yasal mevzuatın düzenlenmesi doğal kaynakları zengin olan ülkemizin bilimsel açıdan desteklenmesini sağlar. Ayrı bir etik kurul oluşturulması bu adımlardan birisidir. A.B.D., Avrupa, Çin, Güney Kore ve Japonya’ da bitkisel ürünler ile ilgili çok sayıda klinik çalışma yayımlanmaktadır. İran da son yıllarda giderek artan klinik çalışma sayısı ile bu alanda ön plana çıkmaktadır. Ülkemizde bitkisel ürün kalitesi, standardizasyonu ve üretim koşullarının iyileştirilmesiyle klinik çalışmalar için uygun bitkisel ürünlerin elde edilmesini sağlayacaktır.